Bea, müdürün ofisine gitmek zorunda çünkü onunla konuşması gerekir. Otur, sana bir şey söylemek istiyorum. Masanıza koyduğum raporu gördünüz mü? Evet, yazdığın üç raporu gördüm. Ve bugünkü toplantıda yaptığım sunumu beğendiniz mi? Çok ilginçti. Çağla'nın doğum günü için getirdiğim pastayı tattınız mı? Evet! Lezzetliydi. Ah! Dün ofise geç kaldım, çok üzgünüm. Geç mi geldin? Evet, ama bu son! Her sabah saat beşte geleceğim! Hayır, lütfen. Bunu yapmak zorunda değilsin. Select the missing phrase Ve ofiste çok geç kalacağım. Her gün! Hayır … Bunu da yapmak zorunda değilsin. Neden? Tap what you hear Çünkü sen burada çalışmıyorsun. Ah … Ve bu bir sorun mu? Evet. Sen kimsin? Benim adım Bea ve ben çok çalışkanım. Choose the option that means "I am hard-working." Benim adım Bea ve ben çok çalışkanım . Memnun oldum, Bea. Size özgeçmişimi verebilir miyim? Özgeçmişine bakarsam, gider misin? Tamam! Tap the pairs toplantı meeting özgeçmiş resume çalışkan hard-working gördüm I saw üç three