Oscar tezgâhın önünde yeni bir kahvehanededir.
Ne berbat kahve!
Ama hep böyle yaparım.
Valla, yanlış yapıyorsun ... Süt çok sıcak.
Ne istediğini bilmiyorum. Bu, senin için yaptığım üçüncü kahveydi.
Öyleyse sana nasıl yapacağını öğretmek zorundayım.Oscar tezgâhın arkasına geçer ve mükemmel bir fincan kahve yapar.
Çalışan kahvenin tadına bakar.
Vay be! Bu inanılmaz!
Biliyorum. İyi bir fincan kahve bir sanat eseri gibidir.Bir müşteri kahvehaneye varır.
Bir kahve, lütfen.Oscar bir kahve daha yapar.
Bu hayatımın en iyi kahvesi!
Biliyorum.
Tüm arkadaşlarına harikulade kahvemizden bahset!Birkaç saat sonra, kahvehanenin önünde uzun bir kuyruk vardır. Eddy varır.
Oscar, artık burada mı çalışıyorsun?
Hayır, ama iyi bir fincan kahve yapmayı bilen tek kişi benim.
Sana para veriyorlar mı?
Bunu para için yapmıyorum, bunlar sanat eserlerim.
Ah, kahve bedava mı?
Hayır, bu on iki liraya mal olacak, ama önce sırada beklemek zorundasın.