Eddy ve Junior, Lily'nin çalıştığı mağazada alışveriş yapıyorlardır.
Daha fazla kıyafet denemek istemiyorum, baba.
Select the missing phrase
Ama yeni kıyafetlere ihtiyacın var. Bu kot pantolonu dene.
Tamam.
Junior kot pantolonu dener.
Bunu hiç sevmedim!
Neden? Lily'nin fikrini soralım.
Lily, ne düşünüyorsun? Bu çok güzel görünüyor, değil mi?
Evet, sanırım.
Tap what you hear
Eski pantolonumu tercih ediyorum.
Ama o senin için çok küçük. Çok hızlı büyüyorsun!
Ama büyümek istemiyorum. Çocuk olmayı seviyorum.
Evet, büyümek berbat bir şey. Sevmediğin insanlar için çalışmak zorundasın.
Lily'nin patronu onu çağırır. Lily gidip onunla konuşur.
Lily, bu ay hiçbir şey satmadın. Bugün bir şey satmazsan seni kovmak zorundayım.
"Fire you" anlamına gelen seçeneği seçin. Lily , bu ay hiçbir şey satmadın . Bugün bir şey satmazsan seni kovmak zorundayım .
Lily, Junior ve Eddy'yle konuşmak için geri döner.
Ne söylediğimi unut, Junior. Büyümek berbat bir şey değil, dünyadaki en iyi şey.
Neden?
Çünkü havalı olabilirsin, havalı arkadaşların da olabilir.
Select the missing phrase
Büyüyünce arkadaşın olabilir miyim?
Belki.
Devamında ne gelecek?
Harika! Büyümek için sabırsızlanıyorum!
Bu kot pantolonu almak istediğin anlamına mı geliyor?
Evet, şu tişörtü de. Bu ceketi de istiyorum!
Tabii ki. Her şey ne kadar, Lily?
Bin beş yüz lira.
Ne?!
Artık ben de büyümeni istemiyorum, Junior. Bunlar çok pahalı!
Tap the pairs kovmak to fire alışveriş shopping sabırsızlanmak to be impatient tercih preference fikir opinion